Almanyada Üniversite Okumak

Kişisel Araştırma ve Deneyimlerim

Almanya’da Bölgesel Farklılıklar


Almanya Hakkında

Almaya’da lisans ya da yüksek lisans okumakla ilgileniyorsanız ya da sadece Almanya’yı merak ediyor bile olsanız bilmeniz gerekli en önemli şeylerden biri Almanya’nın federal bir devlet oluşu. Duymuşluğumuz olsa da “Federasyon” bizim için yabancı bir kavram. Almanya da aslında bizde olduğu gibi pek çok değişik din, kültür, lehçeye sahip halkların birlikte yaşadığı bir devlet. Bizden farklı olarak bu halklar kendi yerel meclisleri, yönetimleri, kanun ve kuralları ve hatta yerel siyasi partilerine sahipler. Tabi ki bunların bağlı bulundukları bir Federal Hükümet ve Parlamento var ve Almanya’yı ulusal ve uluslararası alanda himaye eden ve federal yasaları yapanlar bunlar.

Almanya’da Homojen Bir Yapı Yoktur

Almanya’ya giderseniz çok homojen bir yapı ve kültürle ve hatta Almanca ile karşılaşmayacaksınız. Bazı durumlarda Almanca bildiğinizden şüphe etmeniz olası. Almanlar hakkında duyduğunuz ve duyacağınız klişelerin Almanya genelinde geçerli olmadığını oraya gidince daha iyi anlayacaksınız. Bende buradan yola çıkarak Almanya’nın farklı bölgelerindeki farklılıklara kısaca değinmek istedim. Zaten bu nedenle üniversite şehirlerini ayrı ayrı araştırmış ve detaylar vermeye çalışmıştım.

Kuzeydeki Almanlar

(Schleswig-Holstein, Aşağı Saksonya, Hamburg, Bremen ve Mecklenburg Vorpommern) genellikle uzun boylu, sarışın çiftçiler ya da balıkçılardır. Fazla konuşmazlar ama konuşurlarsa aksanları çamur içinde boğuşan bir çiftçiye göre kulağa fazla düzgün gelir. İskandinavlara benzerler. Bu bölgede oldukça fazla süre bulundum ve şehirleri birden fazla kez ziyaret fırsatım oldu. Özellikle liman bölgeleri olması ve denizci olmaları nedeni ile karadenizlilere benzetiyorum. Denizle uğraşmak ve doğa ile mücadele insanları daha insancıl ve yardımsever yapıyor. Almanya ile tanışmam da bu bölge ile olmuştu. Bölgedeki pek çok şehirle ilgili deneyimlerimi yazdığım makaleleri buradan görebilirsiniz.

Ruhr Havzası

Ruhr bölgesindeki çok yoğun nüfuslu şehirlerdeki insanlar genellikle Çelik işçileri, madenciler gibi Almanya’daki prototip işçi sınıfındaki insanlardır ve bununla gurur duyarlar. Buralar , birçok Futbol kulübünün (örneğin Dortmund, Schalke) bulunduğu işçi sınıfı ülkesi olarak kabul edilir .

Çevrelerinde katı Katolikliğin “Sıcak noktaları” vardır, örneğin

  • Köln: Alman Mardi Gras’ını kutlayan komik insanlar. Kısmen Romalılardan kalma yüzlerce kilise vardır. Ek olarak Düsseldorf’tan nefret ederler.
  • Münster: Çok sayıda öğrenci ve pek çok katı Katolik, (bölge aynı zamanda “Alman domuz eti başkenti” olarak da bilinir)
  • Düsseldorf: Kuzey Ren Vestfalya Eyaletinin Başkenti. Çok sayıda pub “dünyanın en uzun barı” olarak niteleniyor. Onlarda Köln’den nefret ediyorlar.

Ren Havzası

Bu bölge şarap ülkesidir ve Fransız etkisi hissedilir. Mardi Gras kutlamaları, Köln bölgesinden İsviçre sınırına kadar uzanır.  Almanya’nın en köylü bölgesi de buralardadır. Köln’ün güney ve batısındaki kırsal yükseklikler (Eifel, Hunsrück, Pfalz) anlaşılması zor bir lehçeye sahip sadık, çalışkan çiftçilerin yurdu.

Ren Nehri kıyısındaki Baden (Karlsruhe, Freiburg) da şarap bölgesi olmasının yanı sıra endüstri gelişmiştir. Şarkı söylemeyi ve kutlama yapmayı severler. “Hayır, Schwaben’den değilim!” Yaygın bir cümledir. Buna rağmen karakteristik lehçeleri hemen hemen aynıdır.

Ren havzasında Mardi-gras kutlamaları eğlenceli ve değişik oluyor
Freiburg- Mardi-gras kutlamaları

Asıl ” Schwaben ” “Alb” de, yani Stuttgart ve Ulm’u çevreleyen yüksekliklerde yaşıyor. Tipik Almanlardır: sorduğunuzda “Son derece meşgullerdir”. Her şey düzenli ve temiz olmalıdır. Zengin bir bölgedir ( Araba cenneti olarak bilir hemen her evde bmw/mercedes görmek olasıdır ) ancak en temel özellikleri ( tipik Alman işte ) çok cimri olmaları!

Bavyera

Bavyera “dört bölgeden (etnik gruptan)” oluşur: Yukarı (en güneyde) ve aşağı ( Kuzey )Bavyera, Suebia ve Frankonya’nın (Nürnberg bölgesi) bazı kısımları. Lederhosen giyen “tipik” Almanlar, Yukarı Bavyera’lı köylülerdir. Berlinliler ve Prusyalıları sevmezler. Frankonyalılar ek olarak Bavyeralıları da sevmezler. Konuşurlarken “R” sesini dillerinin ucuyla söylerler. Munih ile ilgili yazımda bu durumdan daha detaylı bahsetmiştim okumanızı öneririm.

Frankon lehçesinin bir çeşidi , Frankfurt bölgesinde konuşulan Hessen’li lehçesidir. Pek çok Almana göre, en komik Alman lehçesi kullanan insanlar bunlar. Kuzeyde çok kırsal alanlarda yarı ahşap evlerde yaşarlar. Ama aynı zamanda Grimm kardeşler tarafından derlenen halk masallarının anavatanı da buralar. Bu arada Frankfurt’u ayırmak gerek. Şehir finans merkezi ve bir uluslararası metropol hüviyetine bürünmüş ve bununla övünüyor. Şehirle ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Ledehosen Bavyera köylülerinin geleneksel giysisi
Ledehosen giyen Almanlar

Orta Almanya

Soğuk Savaş sırasında Doğu Almanya’nın bir parçası olan Thüringen, Almanya’nın kalbi olarak kabul ediliyor. Çok sayıda kale ve yarı ahşap evleri ve klasik şairlerin yaşadığı Weima şehri ile meşhur. Ancak Buchenwald’ın toplama kampı da burada. Thüringen’lileri ayıran en en önemli özellik Saksonyadan nefret etmeleri.

Eski Doğu Almanya

Saksonya , yani Dresden ve Leipzig bölgesi eşsiz lehçesiyle tanınır. Almanya’nın en güzel manzaraları burada. Şehirleri tanıtırken söylediğim gibi abartıldığı kadar ırkçı değiller. Bu konuda Dresden ile ilgili Dresden’de okumak yazıma göz atın isterseniz.

Ve.. Berlin

Son olarak değineceğimiz insanlar Berlinliler. Almanya’da en sevdiğim şehir. Tipik Berlinli, övünmeyi ve açık sözlü olmayı sever, duymak istemeyeceğiniz gerçekleri yüzünüze söylerler. Ama Berline gittiğinizde karşınıza çıkan herkesi böyle sanmayın gerçek bir Berlinli ile tanışmak zor, çünkü pek çoğu şehirden taşınmış ( Şöyle bir istatistik vereyim anlamlı olsun. Şehirde yaşayanların %85’i kiracı ). Gerçek Berlinli olarak bir tek otobüs şoförleri ya da tesisatçıların kaldığını söylüyorlar. Berlin ile ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Yani anlayacağınız Almanya göründüğünden çok daha renkli ve eğlenceli bir ülke. Almanlar yabancıları sevmiyor diye bir klişe var ya, aslında Almanlar birbirlerini de sevmiyorlar. Yine de demokrat ve medeni şekilde bir arada yaşamanın yolunu bulmuşlar.

Umarım faydalı olmuştur. Geri bildirimleriniz benim için çok değerli. Sorularınızı bana recep[at]recepdayi.com.tr mail adresinden ya da aşağıdaki yorum kısmından iletin lütfen.

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Lütfen paylaşın

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir